Değerli ziyaretçiler, Ldp ekibi bu yazısında “Yıldırım nikâhı nedir” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Yıldırım nikâhı nedir? Gün içinde metroya yetişmeye çalışırken, sabah kahvemi yarım içip ofise koştururken ya da akşam eve dönerken kalabalığın içinde kaybolurken bazen bazı kararların ne kadar hızlı alındığını düşünüyorum. Hayatın temposu zaten başlı başına hızlıyken, bazı insanlar için önemli dönüm noktaları da aynı hızda gerçekleşiyor. “Yıldırım nikâhı nedir?” sorusu da tam burada aklıma geliyor. Çünkü bu kavram, sadece bir evlilik işlemini değil, aynı zamanda aceleyle alınan büyük bir kararı, zaman baskısını ve hayatın hızını da içinde taşıyor. Yıldırım nikâhı, en basit tanımıyla evlilik işlemlerinin çok kısa…
Yorum BırakKüçük Keşifler Yazılar
Bir Sinyalin Ağırlığı: Araba Kornası Üzerine Felsefi Bir Başlangıç Herkese merhaba! Ldp olarak bugün Araba kornaları nasıl çalışır konusunda kapsamlı bir değerlendirme sunuyoruz. Bir şehir düşünülürse, onun sesi yalnızca konuşmalardan, ayak seslerinden ya da motor gürültüsünden ibaret değildir. Aslında şehir, kesintisiz bir sinyaller ağıdır: ışıkların değişmesi, frenlerin gıcırtısı, kapıların kapanması ve arada bir yükselen keskin bir ses—araba kornası. Bir an için şu soru üzerinde durulabilir: Bir kornanın sesi, sadece bir metal diyaframın titreşimi midir, yoksa toplumsal bir anlamın fiziksel biçimi mi? Bu soru, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefe alanlarının kesişiminde yer alır. Çünkü bir kornanın “ne olduğu”, “nasıl bilindiği”…
Yorum BırakErciyes Dağı kaç bin? Merhaba değerli Ldp okuyucuları. Bu yazımızda “Kayak kıyafeti kiralanır mı” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz. Bazen haritaya bakarken kendime şunu soruyorum: “İstanbul’da yaşayıp da Türkiye’nin ortasına doğru biraz uzaklaşınca aslında ne kadar büyük bir coğrafyanın içinde yaşıyoruz?” Erciyes Dağı kaç bin diye sorulduğunda verilen kısa cevap genelde “3.916 metre” oluyor. Yani kabaca 3.9 bin metre. Ama bu sayı, tek başına söylendiğinde pek bir şey çağrıştırmıyor gibi geliyor bana. Oysa aynı rakamın arkasında bambaşka bir dünya var. İstanbul’da sabah işe giderken metroda sıkışırken ya da akşam eve dönerken Boğaz’ın üzerindeki gri bulutlara bakarken Erciyes’i düşünmek biraz uzak bir…
Yorum Bırakİmera ismi ne demek? Varlık, bilgi ve değer arasındaki felsefi katmanlar Bir ismi duyduğumuzda çoğu zaman onun yalnızca bir “etiket” olduğunu varsayarız. Oysa bir isim, insan zihninin dünyayı parçalama ve yeniden kurma biçimidir. Bir sabah, bir ismin nasıl olup da bir kimliği, bir beklentiyi, hatta bir kaderi çağırabildiğini düşündüğümüzde karşımıza üç temel felsefi alan çıkar: etik, epistemoloji ve ontoloji. “İmera ismi ne demek?” sorusu da tam burada, sadece dilsel bir merak olmaktan çıkar ve varlık, bilgi ve değer üzerine bir sorgulamaya dönüşür. Bir ismin anlamı gerçekten nesnel midir, yoksa onu duyan zihnin içinde mi doğar? İsmin dilsel zemini: İmera neyi…
Yorum BırakBalık Şehri Nerededir? Siyasal Bir Mekân Olarak Kent, Kaynak ve İktidar Balık şehri, haritada işaretlenebilecek sabit bir koordinattan çok, kaynak etrafında şekillenen siyasal bir organizasyon biçimi olarak okunabilir. Denizle kurulan ekonomik bağın, toplumsal düzeni belirlediği her yerleşim, aynı zamanda iktidarın, kurumların ve ideolojilerin yeniden üretildiği bir laboratuvar niteliği taşır. Bu çerçevede mesele yalnızca “nerede olduğu” değil, nasıl kurulduğu, kimler tarafından yönetildiği ve hangi değerler üzerinden meşrulaştırıldığıdır. Kent, yalnızca fiziksel bir yer değil; güç ilişkilerinin yoğunlaştığı bir ağdır. Balıkçılık ekonomisi üzerine kurulu şehirler, bu ağın en görünür örneklerinden birini sunar. Burada deniz, hem üretim alanı hem de politik çatışma sahasıdır. Kaynak…
Yorum BırakGündelik Bir Nesnenin Antropolojisi: Alüminyum Bira Kutusunun İzinde Bu içerik, Alüminyum ve çelik nasıl kaynatılır hakkında güvenilir ve sade bilgi arayanlar için Ldp tarafından oluşturuldu. Şehirlerin arka sokaklarında, pazar yerlerinin kenarında ya da büyük caddelerin sabah sessizliğinde yere düşmüş bir alüminyum kutu, ilk bakışta sıradan bir atık gibi görünür. Fakat bu nesne, yalnızca maddi bir artık değil; aynı zamanda ekonomik ilişkilerin, kültürel anlamların ve sosyal bağların kesişim noktasında duran bir işarettir. Hurda alüminyum bira kutusu fiyatı ne kadar? sorusu, yüzeyde piyasa dinamiklerine dair teknik bir merak gibi görünse de, antropolojik bir mercekten bakıldığında çok daha derin bir hikâyeyi açığa çıkarır:…
Yorum BırakKaygıyı azaltan şeyler gerçekten ne işe yarıyor? Kaygı meselesi artık sadece “stresliyim biraz” seviyesinde değil. Günlük hayatın arka plan müziği gibi sürekli çalan, bazen fark etmediğimiz ama zihni kemiren bir gürültüye dönüştü. İzmir gibi hem rahatlığı hem de kaosu aynı anda yaşayan bir şehirde bunu daha net hissediyorsun: bir yanda deniz, güneş, “hayat güzel ya” diyen insanlar; diğer yanda yetişmeyen işler, ekonomik baskı, sosyal medyada bitmeyen kıyas döngüsü. Şimdi dürüst olalım: Kaygıyı azaltmak için anlatılan şeylerin yarısı kulağa fazla “temiz” geliyor. Sanki insan makineymiş gibi; nefes al, meditasyon yap, yürüyüşe çık ve her şey düzelsin. Keşke öyle olsaydı. Ama gerçek…
Yorum Bırak“Can hangi dilde?” Sorusunun Görünmeyen Katmanları Ldp takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Can hangi dilde” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız. Istanbul’da günlük hayatın içinde, özellikle toplu taşımada, işyerinde ya da sokakta yürürken bazı soruların ne kadar basit görünse de aslında ne kadar katmanlı olduğunu fark ediyorum. “Can hangi dilde?” sorusu da bunlardan biri. İlk bakışta bir isim kökeni sorgusu gibi duruyor; ama içine biraz daha dikkatle baktığımızda, dilin, kimliğin, toplumsal cinsiyetin ve aidiyetin kesiştiği bir alan açılıyor. Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, gün içinde farklı yaşlardan, farklı sınıflardan ve farklı kimliklerden insanlarla temas ediyorum. Bu temaslar bana gösteriyor ki,…
Yorum BırakMerhaba değerli ziyaretçiler, Ldp sayfasında Alzant ne için kullanılır konusunu masaya yatırıyoruz. Giriş Bir ilacın adı bir reçetede yazılıyken, o küçük yazının ardında ne kadar büyük bir varlık sorusu gizlenir? Bir tabletin bedene temas ettiği anda başlayan değişim, yalnızca biyokimyasal bir olay mıdır, yoksa aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik bir kırılma mı yaratır? İnsan, kendi bedenini anlamaya çalışırken neye dayanır: deneyime mi, veriye mi, yoksa başkalarının anlatılarına mı? Bir ilaç düşüncesi bile tek başına şu soruyu doğurur: “İyileşme dediğimiz şey, aslında neyin dönüşümüdür?” Bu sorunun etrafında dönen tartışma, yalnızca tıp biliminin değil, felsefenin de en eski ve en güncel…
Yorum BırakGönderilen kargo kontrol ediliyor mu? Geleceğin güven, mahremiyet ve hız dengesi Sevgili Ldp takipçileri, bugünkü yazımızda “Gönderilen kargo kontrol ediliyor mu” konusuna odaklanıyoruz. Ankara’da yaşayan, teknolojiyi yakından takip eden ve gelecekte hayatın nasıl şekilleneceğini sık sık düşünen biri olarak kendime şu soruyu giderek daha fazla soruyorum: “Gönderilen kargo kontrol ediliyor mu?” Bu soru bugün basit bir lojistik merakı gibi görünse de, önümüzdeki 5–10 yıl içinde hem özel hayatımızı hem de toplumun güven anlayışını derinden etkileyebilecek bir dönüşümün kapısını aralıyor. Kendi günlük yaşamımda bile bu sorunun karşılığı değişiyor. Bir arkadaşımın yurtdışından gönderdiği küçük bir paket için sistemde “incelemede” ibaresini gördüğümde hissettiğim…
Yorum Bırak