İçeriğe geç

Hikaye unsurlarında anlatıcı ne demek ?

Hikaye Unsurlarında Anlatıcı Ne Demek?

Hikaye anlatımında anlatıcı, aslında sadece bir karakter değil, aynı zamanda bir perspektif, bir bakış açısıdır. Hikayeyi kimin, nasıl ve hangi duygularla anlattığı, o hikayenin ruhunu ve akışını şekillendirir. Belki de bu yüzden, bir hikaye yazarken anlatıcıyı belirlemek, her şeyin başıdır. Çünkü anlatıcı, okuyucuya sadece hikayenin ne olduğunu değil, aynı zamanda nasıl hissetmesi gerektiğini de gösterir. Ama bu anlatıcı kim? Neden önemli?

Hikaye Anlatıcısının Tanımı

Anlatıcı, bir hikayeyi veya metni anlatan kişidir. Bu kişi, olayları, karakterleri ve çevreyi okuyucuya ileten ses ya da bakış açısıdır. Bir yazar, anlatıcıyı seçerken, hikayenin anlatılma şeklini ve okuyucunun hissettiklerini yönlendiren önemli bir karar verir. Anlatıcının bakış açısı, hikayenin atmosferini, temposunu ve hatta duygusal tonunu belirler. Kısacası, anlatıcı hikayenin yöneticisidir.

Farklı Anlatıcı Türleri

Hikayelerde farklı anlatıcı türleri bulunur ve her birinin kendine özgü özellikleri vardır. Peki, hangisini seçmeli? Öncelikle, anlatıcı türlerinin ne olduğuna bir bakalım:

  • Birinci Tekil Anlatıcı: “Ben” dilinde konuşur. Bu anlatıcı, olayları kendi gözünden anlatır ve genellikle karakterin iç dünyasına daha fazla odaklanır. Mesela bir gün akşam ofisten çıkıp eve yürürken, birinin bana dikkatle bakmaya başladığını hissederim. O an yaşadığım kaygıyı ya da heyecanı birinci tekil anlatıcıyla ifade edebilirim. Çünkü bu duygu tamamen bana ait ve başka bir bakış açısıyla verilmesi zor.
  • Üçüncü Tekil Anlatıcı: “O” ya da “Onlar” dilinde konuşur. Genellikle bir adım geri çekilir ve olayları dışarıdan gözlemler. Her karakterin düşüncelerine, duygularına ve eylemlerine ulaşabilir. Bu anlatıcı türü daha geniş bir bakış açısı sunar ve hikayenin çok daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasını sağlar. Örneğin, bir iş arkadaşımın sabahları ofise erken gelmesinin nedenini anlamak için bu anlatıcı türünü kullanabilirim. Herkesin içsel dünyasına girebilirim.
  • İkinci Tekil Anlatıcı: Çok nadir karşılaşılan bu anlatıcı türü, “Sen” dilinde anlatılır. Okuyucuya doğrudan hitap edilir. Bu tür, bazen bir oyun havasında, bazen de bir hikayenin içine dahil olmak için kullanılır. “Sen ofise gitmek için ayakkabılarını giyiyorsun.” gibi cümleler bu tür anlatımı temsil eder. Bu, hikayeyi daha kişisel hale getirebilir.

Hikayede Anlatıcının Rolü

Anlatıcı, hikayenin kalbinde yer alır. Onun bakış açısı, olayların nasıl aktarıldığını, karakterlerin ne hissettiğini ve çevrenin nasıl görüldüğünü belirler. Bir bakıma, anlatıcı olmasa, hikayenin ruhu kaybolur. Bir gün, iş yerinde bir arkadaşım bana, “Hikaye anlatmak nasıl bir şey?” diye sormuştu. O an, hikayelerde anlatıcı olmanın ne kadar önemli olduğunu düşündüm. Çünkü hikayeleri biz anlatıyor ve biz şekillendiriyoruz. Birinci tekil anlatıcıyla bir karakterin korkularını derinden hissettirirken, üçüncü tekil anlatıcıyla daha çok objektif bir bakış açısı sunabilirim.

Anlatıcı, aynı zamanda hikayede duygusal bağ kurmamıza da yardımcı olur. Eğer birinci tekil anlatıcı kullanıyorsam, karakterin iç dünyasında kaybolur, onunla özdeşleşirim. Hikayenin o karakterin gözünden anlatılması, bana derin bir empati kurma fırsatı sunar. Mesela bir arkadaşımın yalnız kaldığında yaşadığı duyguları anlamak istesem, birinci tekil anlatıcıyla onun içsel çatışmalarını daha iyi hissedebilirim.

Hikaye Anlatıcısının Geçmişi ve Bugünü

Geçmişte, hikayelerde anlatıcı genellikle tek bir bakış açısına sahipti ve yazarlar bunun dışına çıkmayı nadiren deniyorlardı. Ancak zamanla, anlatıcı türlerinin çeşitlenmesi ve anlatım tekniklerinin gelişmesi, hikayelere farklı derinlikler katmaya başladı. Bugün, yazarlar anlatıcı seçiminde daha özgür ve deneysel olabiliyor. Her biri, hikayenin temasına ve anlatılmak istenen duyguya göre farklı anlatıcı türleri seçiyor.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, yeni nesil hikayeler dijital platformlara taşındı ve bu da anlatıcı türlerinin daha çeşitlenmesine yol açtı. Örneğin, interaktif hikayelerde okuyucu, anlatıcıyı kendisi seçebiliyor. Bu, gelecekte hikayelerin daha da kişisel hale gelmesini sağlayabilir. Belki bir gün, hikayede anlatıcıyı yapay zekânın seçtiği bir sistemle kontrol edebileceğiz, kim bilir?

Sonuç Olarak…

Hikaye unsurlarında anlatıcı, bir hikayenin sadece kim tarafından anlatıldığını değil, nasıl anlatıldığını da belirler. Anlatıcı, olayların bakış açısını, karakterlerin duygularını ve okuyucunun hikayeye nasıl yaklaşacağını yönlendirir. Bu yüzden, hikayenin anlatıcı türü, yazının her şeyidir. Anlatıcıyı doğru seçmek, hikayeyi güçlü kılar ve okuyucuyla daha derin bir bağ kurmanıza yardımcı olur. Gündelik hayatımda, her insanın kendi hikayesini nasıl anlattığına dikkat ederim. Ve fark ederim ki, bazen bir bakış açısı, dünyayı değiştirebilir. Kim bilir, belki de bir gün siz de kendi hikayenizi farklı bir anlatıcıyla anlatmak istersiniz…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni giriş adresibetexper.xyz